Bu işlem birkaç saniye sürebilir lütfen bekleyiniz.
KAPAT

E-POSTA İLE GÖNDER

Sağlık Bakanı hukuk dışı tutumunu sürdürüyor.

DİĞER25.07.2002 / 00:011626

Sağlık Bakanı hukuk dışı tutumunu sürdürüyor!

Türkiye uzunca bir süredir, demokratikleşememenin sıkıntılarını yaşıyor. Demokrasi ve İnsan Hakları ülkenin en temel sorunlarının başında geliyor. Demokratik bir anlayışı, demokratik bir geleneği bir türlü kural ve kurumları ile geliştirip yerleştiremiyoruz. Otoriter yönetim anlayışları ve hukukdışılık yaşamın her alanında karşımıza çıkıyor.

Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un Eczacı meslek grubuna karşı yürüttüğü hasmane tutum, bu anti-demokratik anlayışın en tipik örneklerinden biridir.

Bilindiği gibi; Sağlık Bakanı Osman Durmuş başından beri sağlık alanında hizmet üreten meslek örgütlerini yok sayan bir politika izlemektedir. Sayın Bakanın özellikle eczacı örgütlerine ve eczacılara yönelik hasmane tutumunu anlamak mümkün değildir!

Bu tutum ve davranış ilk olarak ithal ilaçtaki uygulama ile kendini açığa vurdu. 22 Nisan 2001 tarihinde Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un kararı ile ithal ilaçta eczacı meslek hakkı %5 oranın düşürüldü. Bu hukuk dışı uygulamaya karşı eczacılar demokratik zeminde ciddi bir tepki gösterdiler. Ankara’da son yılların en kitlesel katılımlı eczacı eylemi gerçekleştirildi. Bu hukukdışı tutuma karşı hukuk zemininde de mücadele edildi. Türk Eczacılar Birliği’nce Ankara’da Bölge İdare Mahkemesinde dava açıldı. İlk aşamada yürütmeyi durdurma kararı alındı, daha sonra da dava esastan kazanıldı; ama Sağlık Bakanı sayın Durmuş bu kararları uygulamadı ve hukuku yok sayma tavrını sürdürdü.

İthal ilaçtaki hukukdışılık ilaçta tasarruf politikalarının sonucu olarak bir kez daha gündeme geldi. İlaçta tasarrufun faturası eczacıya çıkarıldı ve eczacı meslek hakkı %10 oranında düşürüldü. Eczacının mülkiyetinde olan ilaçlara %10 oranında geri sürsaj uygulandı.

Yasaları ve hukuku hiçe sayan bu anti-demokratik tutum ve davranışlar Cumhuriyet tarihinin en kitlesel katılımlı eczacı eylemine neden oldu. Ülke genelinde 22 Bin eczacı kepenk indirmek zorunda kaldı. Eczacı eylemi kamuoyunda beklenenin üstünde yankı yaptı. İki günlük eylem Sağlık Bakanının verdiği sözler üzerine ikinci gün öğlen saatlerinde TEB Başkanının kamuoyuna açıklamaları ile sona erdi.

TEB Başkanı Mehmet Domaç’ın imzası ile kamuoyuna yansıtılan bildirgede Sağlık Bakanı’nın da onay verdiği beş maddelik bir anlaşma yer alıyordu.

Söz konusu anlaşmaya göre: ithal ilaçtaki meslek hakkı en kısa sürede eski durumuna getirilecek, yerli ilaçlarda indirilen %10 eczacı meslek hakkı için de bir komisyon oluşturulacak ve adil ve kabul edilebilir bir çözüm bulunacaktı; ama Sağlık Bakanı eczacılara verdiği sözü tutmadı!

İthal ilaçta Türk Eczacılar Birliği’nin açtığı hukuk davası kazanılmış olmasına karşın bu karar da uygulanmadı.

Yalnız eczacılara değil halka verilen sözlerde tutulmadı. Eczacı meslek hakkı üzerine yapılan %10 tasarruf politikası halka ilaçları ucuzlatan bir uygulama olarak yansıtıldı. Bu sözlerin üzerinden birkaç ay geçmeden ilaçlara %12 oranında zam yapıldı.

Şimdi eczacılar;

Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un yeni bir hukuk dışı uygulaması ile karşı karşıyadırlar:

Sayın Bakan eczacılara yönelik hasmane tutumunu ısrarla sürdürüyor. 05.07.2002 tarihli resmi gazetede yayınlanan yeni ilaç fiyat kararnamesi ile eczacıların meslek hakkı Sağlık    Bakanının keyfiyetine bırakılıyor. Önceki kararnamede Bakanlar Kuruluna ait bir yetki doğrudan Sağlık Bakanının yetkisine bırakılıyor. Sağlık Bakanı eczacı meslek hakkını dilediğinde düşürme yetkisiyle donatılıyor.

Bu uygulama Sağlık Bakanının hukuk dışı tutumunun sözde hukuk içine çekilmesidir.

Ülke genelinde 22 bin eczacıyı yok sayan bu uygulama ile hukuk zemininde ve demokratik zeminlerde mücadelemizi sürdüreceğiz.

22 bin eczacının ortak iradesine rağmen bu politikalarının uygulanması sanıldığı kadar kolay olmayacak!

 

İstanbul Eczacı Odası
Yönetim Kurulu

Bunları Okudunuz Mu?

винстрол

метан для мышц

кленбутерол купить киев